Yurtdışında Çalışmak ve Yaşamak — Neden Almanya?

In our first blog, we talked about the factors one should consider while giving a decision on living and working abroad. Now, we assumed that you already gave that tough decision and have been looking for alternative countries. This blog post is for those who think of Germany as one of options.


Yurtdışında Çalışmak ve Yaşamak” yazı dizimizin ilkinde, bu kararı verirken neleri göz önünde bulundurmamız gerektiği, hangi etkenlere bakarak bu kararı almamız ya da almamamız gerektiğinden söz etmiştik. Bundan sonraki yazılarımızda, bu kararı verdiğinizi varsayarak belirlediğimiz ülkeler bazında sizlere bilgi ve deneyimlerimizi aktaracağız. (Not: Bu yazı, “Almanya’da çalışmak” üzerine kurulu olduğundan “eğitim” için yurtdışına gitme seçeneklerine değinmeyeceğiz.)

Serimizin ilk ülkesi olarak Almanya’yı seçtik! Neden mi? sHR olarak kurulduğumuzdan bu yana çalıştığımız bir ülke olduğu ve kültürüne, sistemine, prosedürlerine oldukça hâkim olduğumuz için. Dolayısıyla size anlatacak çok konumuz var 🙂

Almanya’yla ilgili yazımız, aslında 3 bölümden oluşuyor. İlk bölümde “Neden Almanya?” konusunu ele aldık. Bunu “Almanya’ya gidiyorum, o zaman beni hangi prosedürler bekliyor (vize, oturma izni, ev kirası vb.)” sorusunun yanıtları takip edecek ve sonuncusunda da “Almanya’da Yaşam ve Çalışma Kültürü” konularını anlatacağız.

No alt text provided for this image

Neden Almanya?

Aslında Almanya’yı seçmemizin nedeni sadece yukarıda bahsettiğimiz sebep (Almanya’yı iyi bilmemiz) değil. İlk anlatmak istediğimiz ülke olarak Almanya’yı belirlememizin altında daha büyük üç etken yer alıyor:

a) Yaklaşık 82 milyon nüfuslu Almanya, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu listesine göre dünyada göçmen nüfusu en fazla olan 3. ülke ve en büyük azınlık grubunu (~4,5 milyon) Türkiye’den gelmiş insanlar oluşturuyor. Ayrıca dünyada en fazla Türk göçmenin yaşadığı ülke Almanya. (=> Yabancılara açık ve özellikle Türkleri yakından tanıyan bir ülke)

b) Almanya’daki iş dünyasının hiç olmadığı kadar nitelikli personele ihtiyacı var (yıllık ortalama 350.000 kişi) ve bu eksiği kapatmanın önemli yollarından biri yurtdışından nitelikli kişileri kazanmak.

c) Almanya Mart 2020 itibariyle nitelikli işgücü açığını kapatmak için çıkardığı yeni göç yasasını uygulamaya koyuyor. Yasaya göre, AB üyesi olmayan ülke vatandaşları da iş aramak için Almanya’ya gelebilecek ve 6 ay boyunca Almanya’da iş arayabilecek.

Gelin bu son iki maddeyi biraz daha açalım:

Farklı araştırma kuruluşları birbirinden farklı rakamlar verseler de 2030 yılında Almanya’da yaklaşık üç milyon nitelikli işgücü açığı olacağı öngörülüyor. Şu an kayıtlı personel açığı da rekor düzeye ulaşmış durumda: Federal İş Kurumu’nun (Bundesagentur für Arbeit) kayıtlarında iş ilanları 519.000’e ulaşıyor ve bu sayı geçen yıla göre 63.000 fazla[1]. Dolayısıyla şirketler her geçen gün yeni işgücünü daha çok yurtdışında arıyor. Hatta bunun için Alman devleti de 2012 yılında “Make it in Germany” adında bir inisiyatif başlattı.

2020 nitelikli göç yasası göz önünde bulundurularak, ihtiyaç olan mesleklere ve bu yasadan yaralanmanın şartlarına kısaca değinmek isteriz:

No alt text provided for this image

Hangi alanlarda nitelikli personel ihtiyacı var?

Küresel ekonominin lokomotifi olup yenilikçi ve öncü rol üstlenmiş Almanya’da neredeyse tüm alanlarda mühendisBT (IT) uzmanları ve biliminsanları aranıyor. Yaşlı nüfus oldukça arttığından doktor ve sağlık bakım personeline de gereksinim var. Bunların dışında, psikoterapist, inşaat sektörü teknik elemanları, havacılık ve uzay teknolojileri uzmanları, mekatronik, elektroteknik, enerji teknolojileri ile matematik, enformatik, doğa bilimleri ve teknolojileri alanlarından meslek uzmanlarına da ihtiyaçlar var.

Otomobil, makine, metal sanayi ve kimya sektöründeki mühendislik ürünleriyle çok güçlü bir sanayi ülkesi ve Avrupa’nın en büyük ulusal ekonomisi olan Almanya, Endüstri 4.0’ın da tüm dünyadaki lider ülkesi! Teknolojiye, inovasyona ve bilime şu an daha da çok yatırım yapan Almanya için özellikle IT uzmanları şu an “acil aranıyor / urgently needed” durumundalar.

Bir durumun daha, IT’deki bu gerçeklikte büyük etkisi var: Almanya’daki yeni start-up şirketler. 2019 yılının 50 en iyi start-up ekosistemindeki şehirler arasında Berlin bir numarada yer alıyor. En cazip şehirler sırasıyla Berlin, Tel Aviv, Helsinki, Stokholm, Bangalore. Bu sıralama yapılırken, kültür, yetenek, altyapı, global zihniyet, yasal düzenlemeler, sermaye, bilgi-birikimi gibi etmenlere yer verilmiş[2].

No alt text provided for this image

Öncelikli şartlar neler?

i) 2020 yılı göç yasasından önce, Almanya’da çalışmaya başlamanız için bir iş sözleşmenizin olması gerekiyordu. Özetle işinizi bulmuş ve iş sözleşmenizi imzalamış olmalıydınız. Öte yandan yeni yasayla birlikte, nitelikli bir meslek eğitimi olduğunu belgeleyen ama henüz Almanya’da bir iş sözleşmesi olmayan ve AB üyesi olmayan ülke vatandaşları iş aramak üzere 6 aylık oturma izni alabilecek. (Kendi işinizi kurmak için gitmek de mümkün olmakla birlikte, bu yazıda sadece bir firmada çalışmak için gerekli olan süreçleri ele alacağız.)

(Ek not: Aranan tüm mesleklerin listesi “Pozitif Liste (Positive List/Whitelist)” olarak geçiyor ve önceliklendirilmiş iş ilanları iş portalında yayınlanıyor. Mesleğiniz bu listeler içinde ise işiniz oldukça kolay, örn. Yazılım Mühendisleri için.)

ii) Diploma denkliği: Eğitiminizin (üniversite diplomanızın) Almanya tarafından tanınması. (Kontrolünü Türkçe olarak şuradan yapabilir, gerekli ise denklik için başvurabilirsiniz.)

iii) Dil yeterlilik belgesinin olması: B2 düzeyinde Almanca bilmek koşullardan bir tanesi. Dil yeterliliği olan adaylar daha avantajlı konumda olacaklar.

iv) Blokeli hesabınızda 6 aylık oturma ve iş arama süreci boyunca yeterli geçim parasının bulunması önemlidir.

No alt text provided for this image

sHR olarak IT (ve özellikle yazılım) alanında çalıştığımızdan, yazının bundan sonrası daha çok bu alandaki kişilere yönelik olacak. IT uzmanları, yukarıda saydığımız koşulları çoğu zaman rahatlıkla karşılıyorlar. Bizim şimdiye dek sürecini yürüttüğümüz, yazılım alanında çalışan mühendis adaylarımızda pürüzsüz ve hızlı bir akış olduğunu deneyimledik. Bu yasayla birlikte, 2020’de bu süreçler daha da hızlanacaktır.

Eğer Yazılım Mühendisi, Büyük Veri Analisti gibi IT pozisyonlarında çalışıyorsanız, akıcı İngilizce konuşup kendinizi rahatlıkla ifade edebiliyorsanız (her ne kadar çoğu Alman firmasında halen Almanca bilgisi aransa da, IT gibi “acil” pozisyonlarda bu noktada esneklik gösteriliyor), Almanya’dan bir iş teklifi alma şansınız oldukça yüksek. Yeni yılda, artık iş teklifi gelmesini beklemeden yukarıdaki kriterleri sağlayıp sağlamadığınızın kontrolünü yapıp, iş arama ve oturma izninizi de alabilirsiniz.

“Peki Almanya’ya gitmeye karar verdim, şimdi beni nasıl bir süreç ve ne gibi prosedürler bekliyor?” Bunu bir sonraki yazımızda anlatacağız. Diğer yazımızda görüşene kadar sağlıcakla kalın 🙂

Kaynaklar:

[1] https://www.deutschland.de/tr/taxonomy/term/27/dusuk-issizlik-oranlari-pek-cok-sirket-eleman-ariyor

[2] https://valuer.ai/blog/top-50-best-startup-cities/

One thought on “Yurtdışında Çalışmak ve Yaşamak — Neden Almanya?

  1. Guzin on

    Ailem 1969 1977 kadar almanyada yaşamış bende gördüm fakat küçüktü ama hatırlıyorum çok güzeldi Almanya her koşuluyla mükemmel bir şehir şimdi ben kendi çocuklarımla orda olmak istiyorum evlatlarının iyi hayatı olması ve her anlamda rahat etmek icin maddi ve manevi fakat burada zor türkiye güzel ama bize zor geçinemiyoruz isteklerimize ulaşamıyoruz KIZIM üniversitede okumak istiyor yolluyamiyoruz ayrıca küçük oğlum başarılı henüz ilk okulda keşke Almanyaya gidebilsek orada yaşasak ve oranın vatandaşı olsak ne güzel olurdu

Leave a Reply